------------------------------- Sitemizde lütfen yorum atarken ahlaki kuralları göz önünde bulundurarak yorum atalım... ----------------------------------- Sitemize kayıt olmanıza gerek yoktur... ---------------------------------- Yeni yazarlar aranmaktadır... ------------------------------- Sitemiz artık Googlede... ---------------------------- turkleroyun@hotmail.com' dan bana ulaşın..

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Kelebek - Henri Charriere


Kelebek - Henri Charriere
Kelebek - Henri Charriere
Henri Charriere, haksız bir cinayet suçlamasıyla ömür boyu hapse mahkum olan ve Fransız Guyanası'ndaki "Cayenne: Kürek cehennemi"nde uzun yıllar geçiren Fransız asıllı bir yazar. Mahkumiyet yılları sırasında başından geçenleri Kelebek (Papillon) adlı kitabında anlatan Charriere'in macerası inanılır gibi değil.

Kitap, öylesine zorlu ve inanılmaz olaylarla doludur ki, bir insanın bunları gerçekten yaşamış olması kitabın en heyecan verici yanı galiba. Hatta bir eleştirmen kitap için şu sözleri sarfetmiş: "Eğer Henri Charriere kitabında yaşadığını iddia ettiği olayları gerçekten yaşadıysa ona helal olsun, eğer yaşamadıysa da hayal gücüne helal olsun". Bu anektoda yürekten katılıyoruz, çünkü sözü geçen kürek cehennemi, Fransız Hükümdarı Napoleon tarafından "suçlulara ancak onlardan daha kötü insanlar nezaret edebilir" mantığıyla kurulmuştur. Düşünün artık.
Henri Charriere, yani Kelebek, Fransa'nın Sicilyası sayılan ve suçlularıyla meşhur olan Marsilya'da, ufak işler çeviren bir Marsilya sakinidir. Fakat bir gün bir düşmanı tarafından üzerine yıkılan cinayet sebebiyle göstermelik bir mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkum ediliyor. Charriere son derece güçlü gözlemi ve kalemiyle, burada savcının ve hakimin komplekslerini, bunların mesleklerine yansımasını, ayrıca yetkili ve acımasız insanların diğer insanların hayatını nasıl yok edebildiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Musevi bir subayın haksız yere sürgün edildiği Dreyfuss Olayı ile tanınan, zamanın en acımasız ve zalim hapishanesi olan ve Fransa'nın en azılı suçlularına reva görülen Fransız Guyanası 'Cayenne: Kürek Cehennemi'ne gönderilir. Fakat Kelebek, daha ilk günden itibaren buradan kaçmanın hesaplarını yapmaya başlar ve tüm planlarını buna göre ayarlar. İlk aylarından birinde iki mahkum arkadaşıyla beraber bir tekne ayarlayarak kaçarlar, fakat teknelerinin haraplığından dolayı bölgeden uzaklaşamadan cüzzamlı mahkumların yaşadığı, diğer bir hapishane adasına sığınırlar. Burası diğeri kadar korkunç değildir ve Kelebek burada cüzzamlıların yardımlarından ve davranışlarından çok etkilenir. Daha sonra büyük zorlukları yenerek kaçmayı başarırlar, fakat Kolombiya'da yakayı tekrar ele verirler ve Fransız Guyanası'na iade edilirler. Eğer kitabımız burada bitseydi, muhtemelen yazılmamış da olacaktı. Fakat Özgür Kelebeğimiz tabii ki amacından vazgeçmez ve sonunda kaçmayı başarır.
Kitap, bir insanın, istediği şey ne olursa olsun bu yolda çaba sarfettiği zaman bunu mutlaka başardığına iyi bir örnek olarak gösterilebilir, ama tabii şans unsurunu da görmezden gelemeyiz değil mi? Henri Charriere bu kitabının arkasından Banko isimli ikinci bir kitap yazdı, ama ne yazık ki aynı başarıyı tutturamadı. Bunu kendisinin yazma konusundaki başarısızlığına değil, özgürlüğün dayanılmaz hafifliğine veriyoruz.
Kitabın filme çekildiğini ve son derece başarılı ve sürükleyici bir film olduğunu da son bir bilgi olarak verelim. Her ikisi de çok başarılı bir oyunculuk sergileyen Steve Mc Quinn ve Dustin Hoffmann'ı bir araya getiren filmi Franklin J. Schaffner yönetmiş.
kitabın 272.sayfası;
''Her yıl 365 gündür; şubatın 29 çektiği bir yıla rastlamazsak,ikiyıl 730 eder.
Birden gülümsüyorum.730 günle 731 arasında ne fark var? Hayır,aynı şey değil fazladan birgün.24'er saatlik 730 gün çok daha uzun.kaç saat eder hepsi acaba? Kafamsa bunu hesaplayabilirmiyim? Nasıl yapmalı imkansız gibi geliyor.Yok canım,neden hesaplanmasın.Evet,yapılabilirbu hesap.Bir bakalım.Yüzgün,iki bin dört yüz saat eder.Yediyle çarptın mı,gayet kolay,on altı bin sekiz yüz saat ediyor ve yirmidört saatlik otuz gün artıyor ki o da yediyüz yirmi saat.Toplam on altı bin sekizyüz,artı yedi yüz yirmi......''


Bir hücrenin uzunluğu bir,iki,üç...beş sadece beş adım.Ve burada geçirilecek on altı bin yedi yüz yirmi saat..
alıntıdır...

Hiç yorum yok: